Dijitalleşmeyle birlikte ceza soruşturmalarının önemli bir bölümü artık banka hareketleri, sosyal medya hesapları, IP ve port kayıtları, mobil bankacılık verileri ve elektronik cihazlardan elde edilen deliller üzerinden yürütülmektedir. Bu nedenle bilişim suçlarına ilişkin bir dosyada yalnızca suç tipinin bilinmesi yeterli değildir. İsnadın doğru hukuki nitelendirilmesi, teknik kayıtların hangi kişiyi ne ölçüde işaret ettiğinin araştırılması ve dijital delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilip edilmediğinin denetlenmesi gerekir. İstanbul bilişim suçu avukatı arayışında da dosyanın ceza hukuku ile teknik delil boyutunu birlikte ele alabilen bir yaklaşım önem taşır.
Banka ve Kredi Kartının Kötüye Kullanılması Suçu
Türk Ceza Kanunu’nun 245. maddesi banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasına ilişkin farklı fiilleri ayrı ayrı düzenlemektedir. Başkasına ait gerçek bir kartın rıza dışında kullanılması ve bu yolla yarar sağlanması TCK m. 245/1 kapsamında değerlendirilirken; başkasına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilmiş sahte kartların üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi m. 245/2’de düzenlenmiştir. Sahte oluşturulan ya da üzerinde sahtecilik yapılan kartın kullanılması suretiyle yarar sağlanması ise m. 245/3 kapsamında ele alınır. Bu ayrım, uygulanacak ceza ve savunmanın hangi maddi olgular üzerine kurulacağı bakımından önemlidir.
Kartın failin eline hukuka uygun şekilde geçmiş olması da her durumda ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kart sahibinin rızasıyla teslim edilen bir kartın daha sonra rızaya aykırı biçimde kullanılması somut olayın özelliklerine göre TCK m. 245/1 kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık kartın hırsızlık, dolandırıcılık veya güveni kötüye kullanma gibi başka bir suçla ele geçirilmesi halinde farklı suçların birlikte değerlendirilmesi gündeme gelebilir. Bu nedenle kart hareketleri, işlem tarihleri, POS veya ATM verileri ve işlemi gerçekleştiren kişiyle bağlantı kuran teknik deliller dosyanın bütünlüğü içinde incelenmelidir.
Sosyal Medya Suçlarında Şikâyet ve Fail Tespiti
Sosyal medya üzerinden işlendiği ileri sürülen hakaret, tehdit veya benzeri suçlarda en sık karşılaşılan sorunlardan biri, paylaşımın veya hesabın şüpheliyle yeterli teknik bağ kurulamadan değerlendirilmesidir. Bir ekran görüntüsü içeriğin varlığına ilişkin başlangıç verisi sağlayabilse de tek başına her zaman yeterli değildir. Paylaşımın tam URL adresi, kullanıcı adı ve hesap ID’si, tarih ve saat bilgileri, içeriğin halen erişilebilir olup olmadığı ve mümkünse içeriğin usulüne uygun şekilde tespit edilmesi önem taşır.
Fail tespitinde IP adresi de tek başına bir kimlik numarası gibi ele alınmamalıdır. Dinamik IP tahsislerinde aynı IP adresi farklı zamanlarda farklı abonelere verilebilir. Çok sayıda kullanıcının aynı dış IP üzerinden internete çıktığı yapılarda ise port bilgisi kullanıcıyı tekilleştirme bakımından ayrıca önem kazanır. Bu sebeple “hangi IP?” sorusunun yanında “hangi tarih ve saatte, hangi portla ve hangi aboneye tahsis edilmişti?” sorusunun da cevaplanması gerekir. Trafik ve LOG kayıtlarının saklama süreleri bulunduğundan, delil toplama sürecindeki gecikme failin teknik olarak belirlenebilmesini de zorlaştırabilir.
TCK m. 158/4 ve Hesap Kullandırma Dosyaları
7589 sayılı Kanun ile TCK m. 158’e eklenen dördüncü fıkra, dolandırıcılık suçlarına iştiraki belirli bir düzeyde kalan kişiler bakımından özel bir indirim düzenlemesi getirmiştir. İştirakin, haksız menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalması halinde cezanın yarı oranında indirilmesi öngörülmektedir.
Bu düzenleme özellikle uygulamada “hesap kullandırma” veya “hesap kiralama” olarak adlandırılan olaylarda önem taşımaktadır. Ancak her hesap hareketinin otomatik olarak aynı hukuki sonucu doğuracağı söylenemez. Kişinin dolandırıcılık eylemine katılımının kapsamı, hesabın kim tarafından fiilen kullanıldığı, para hareketlerinin niteliği ve kişinin diğer faillerle bağlantısını gösteren deliller ayrı ayrı değerlendirilmelidir. İnfaz aşamasındaki bazı dosyalarda ise 7589 sayılı Kanun’un geçici hükümleri ve etkin pişmanlık bakımından zarar giderimi konusu ayrıca gündeme gelebilmektedir.
Yasa Dışı Bahis Soruşturmalarında Banka Hesapları
7258 sayılı Kanun kapsamındaki dosyalarda bahis oynatma veya oynanmasına imkân sağlama, yurt dışı kaynaklı bahislerin Türkiye’den oynanmasına imkân sağlama, para nakline aracılık etme ve reklam veya teşvik fiilleri birbirinden ayrılmaktadır. Özellikle para nakline aracılık iddiasında banka hesabının yasa dışı bahisle bağlantılı para hareketlerinde kullanılmış olması önemli bir bulgu olmakla birlikte, hesap sahibinin üçüncü kişilerden toplanan paraların transferine bilerek ve isteyerek aracılık edip etmediği ayrıca araştırılmalıdır.
Bu araştırmada banka hareketlerinin yanı sıra mobil bankacılık oturumları, IP ve CGNAT kayıtları, kullanılan cihazlar, ATM kamera görüntüleri, kişiler arasındaki iletişim ve para transferlerinin hukuki veya ticari dayanağı olabilecek belgeler önem kazanabilir. Hesabın üçüncü bir kişi tarafından kullanıldığı ileri sürülüyorsa bu savunmanın da teknik verilerle karşılaştırılması gerekir. Böylece yalnızca hesabın kime ait olduğu değil, ilgili işlemleri fiilen kimin gerçekleştirdiği ve hesap sahibinin kastının bulunup bulunmadığı tartışılabilir.
Elektronik Delillerin Hukuka Uygunluğu
Bilişim suçlarında telefon, bilgisayar ve diğer dijital materyaller üzerindeki incelemeler çoğu zaman dosyanın sonucunu doğrudan etkiler. Bu nedenle elektronik delilin elde edilme yöntemi de en az içeriği kadar önemlidir. Bilgisayar ve bilişim sistemlerinde arama, kopyalama ve elkoyma bakımından CMK m. 134 hükümleri gündeme gelir. Adli kopya alınması ve hash değerlerinin kullanılması, dijital verinin bütünlüğünün korunup korunmadığının denetlenmesi bakımından önem taşıyan teknik araçlardandır.
İstanbul Bilişim Suçu Avukatı Seçiminde Neler Önemlidir?
Bilişim suçu dosyalarının ortak özelliği, hukuki ve teknik değerlendirmenin iç içe geçmesidir. Kart suçlarında işlem kayıtları, sosyal medya dosyalarında IP-port-URL-LOG verileri, dolandırıcılık dosyalarında hesap hareketleri ve iştirak biçimi, yasa dışı bahis dosyalarında ise banka ve dijital erişim kayıtları birlikte ele alınabilir. Bu nedenle savunma veya şikâyet stratejisinin yalnızca suç maddesine değil, delilin kaynağına, elde edilme yöntemine, zaman damgalarına ve kişiyle kurduğu teknik bağlantıya göre şekillendirilmesi gerekir.
İstanbul’da bilişim suçları, elektronik deliller, sosyal medya suçları, banka ve kredi kartı suçları ile güncel ceza hukuku uygulamalarına ilişkin ayrıntılı hukuki içerikler için LimanLegal Hukuk Bürosu tarafından yayımlanan güncel değerlendirmeler incelenebilir.
Sonuç
Bilişim suçlarında sağlıklı bir hukuki değerlendirme, olayın yalnızca görünen sonucuna değil, işlemin nasıl gerçekleştirildiğine ve dijital izlerin ne söylediğine odaklanır. Bir IP kaydının kişiyi gerçekten tekilleştirip tekilleştirmediği, banka hesabının kim tarafından kullanıldığı, sosyal medya paylaşımının hangi hesaptan ve hangi teknik bağlantıyla yapıldığı veya elektronik materyalin usulüne uygun incelenip incelenmediği somut dosyada ayrı ayrı cevaplanmalıdır. Bu yaklaşım hem maddi gerçeğin ortaya çıkarılması hem de hukuka uygun delil değerlendirmesi bakımından temel önem taşır.