2026’da Mutlaka Görülmesi Gereken 6 Destinasyon

Arktik Dairesi’nden Gabon’a, bu yolculuklar alışılmışın ötesinde maceralar vadediyor

Metin Bedir

Yeni yıl, yeni bütçeler ve önümüzde keşiflerle dolu yepyeni 12 ay var. Güney Afrika (Mzansi) keşfedilecek harika yerlere sahip olsa da bu yıl rotayı biraz daha maceralı noktalara çevirmek isteyenler için dünya dopdolu. Kuzeyde kutup ayılarını aramaktan Güney Atlantik’in zengin tarihini keşfetmeye kadar, 2026’da mutlaka görülmesi gereken altı destinasyonu derledik.

Arnavutluk

Arnavutluk

Avrupa’nın son büyük vahşi nehir sistemini koruyan Vjosa Ulusal Parkı, macera tutkunları için önemli bir cazibe merkezi hâline geldi.

Güney Afrikalı gezginler Akdeniz’i, ister kruvaziyerde ister şezlongda olsun, her zaman sevmiştir. Ancak aşırı turizmden kaçmak ve döviz kuru baskısını daha az hissetmek isteyenler için Arnavutluk güçlü bir alternatif olarak öne çıkıyor. Yunanistan, İtalya ve Hırvatistan’ın sunduğu pek çok deneyimi, çok daha uygun fiyatlarla sunuyor.

UNESCO listesinde yer alan Berat ve Gjirokastër gibi tarihi şehirleri keşfedebilir, Ksamil çevresindeki güneşli İyonya sahillerinde dinlenebilirsiniz. Butrint Arkeoloji Parkı, bölgenin kadim insanlık tarihine ışık tutarken; macera arayanlar Avrupa’nın son vahşi nehri olan Vjosa’da keşfe çıkabilir ya da “Lanetli Dağlar” olarak da bilinen Arnavutluk Alpleri’nde yürüyüş yapabilir. Palasë, Dhërmi ve Himarë gibi sahil kasabalarını keşfetmek isteyenler için 2026’da açılması planlanan Vlora Uluslararası Havalimanı, ülkenin güney rivierasına erişimi kolaylaştıracak.

Réunion

Réunion Adası, volkanik manzaraları, etkileyici dağ çanakları ve geniş yürüyüş parkurlarıyla macera arayanlar için bir cennettir. (Direct Mountain)
Réunion Adası, volkanik manzaraları, etkileyici dağ çanakları ve geniş yürüyüş parkurlarıyla macera arayanlar için bir cennettir. (Direct Mountain)

Réunion Adası, volkanik manzaraları, etkileyici sirkləri (çökmüş kalderalar) ve geniş yürüyüş parkurlarıyla macera arayanlar için adeta bir cennet.

Hint Okyanusu’ndaki tatil denince çoğu kişinin aklına Mauritius gelse de Maskaren Adaları bununla sınırlı değil. Rodrigues, uçurtma sörfü ve su sporlarıyla öne çıkarken, Réunion kara üzerinde adrenalin arayanlar için ideal bir destinasyon.

Ada; Mafate, Cilaos ve Salazie sirkləriyle çevrili ve yüzlerce kilometrelik işaretli yürüyüş ve bisiklet parkuruna sahip. Ayrıca aktif bir volkan olan Piton de la Fournaise üzerinde yürüyüş yapma imkânı, Réunion’u macera tutkunları için özel kılıyor.

Johannesburg’dan sadece dört saatlik uçuş mesafesinde olmasına rağmen, Hint Okyanusu’nda konumlanan ve Fransa’nın denizaşırı bölgesi olan Réunion; Fransız ve Kreol kültürünün hoş bir karışımını sunuyor. Sabah kruvasan ve peynirle başlayıp akşam aromatik bir balık köriyle biten yemekler bunun en güzel örneği. Dar ama kaliteli yol ağı sayesinde ada, self-drive geziler için de oldukça uygun.

Diriyah, Suudi Arabistan

Diriyah, Suudi Arabistan
At-Turaif’in kerpiçten yapılmış kenti, Suudi Arabistan Krallığı’nın doğum yerini simgeler ve Diriyah’ın kültürel kalbini oluşturur. (Suudi Arabistan Turizmi)

Riyad’ın tarihi kalbi, miras odaklı bir destinasyon olarak yeniden şekilleniyor. UNESCO listesinde yer alan ve Suudi Arabistan Krallığı’nın doğduğu yer olan At-Turaif, bu dönüşümün merkezinde bulunuyor.

Bujairi Terrace, kısa sürede başlı başına bir gastronomi merkezine dönüştü. 2026’da ise The Langham başta olmak üzere birçok global otel markası kapılarını açmaya hazırlanıyor.

Neden şimdi gitmeli? Diriyah Contemporary Art Biennale 2026 (30 Ocak – 2 Mayıs), JAX bölgesini devralarak Suudi ve uluslararası sanatçıları bir araya getirecek.

Gabon

Gabon
Gabon, gezginlere Afrika’nın en az ziyaret edilen ve en biyolojik çeşitliliğe sahip orman bölgelerinden birini keşfetme fırsatı sunuyor. (Lonely Planet)

Gabon, Afrika’nın en az ziyaret edilen ve biyolojik çeşitlilik açısından en zengin orman bölgelerinden birini keşfetme fırsatı sunuyor.

Afrika’da yağmur ormanı maceraları denince uzun süredir Ruanda ve Uganda öne çıksa da, Gabon 2026 itibarıyla bu alanda iddialı bir alternatif hâline geliyor. Yeni açılan butik lüks lodge’lar, Afrika’nın son büyük orman vahşi doğasına özel erişim sağlıyor.

Sörf yapan su aygırlarıyla ünlü Loango Ulusal Parkı, Loango Savannah Camp ve Sette Cama Eco Camp ile ziyaretçilere tekne, kano ve yaya safarileri sunuyor. Güneydeki Moukalaba-Doudou Ulusal Parkı ise 2025’te açılan Nyanga Lodge ile goril takibini; mevsimsel balina, kaplumbağa ve yakala-bırak tarpon balıkçılığı deneyimleriyle birleştiriyor.

Ulaşım ve lojistik zaman zaman zorlayıcı olsa da Gabon, Afrika’nın en bakir ve en zengin ekosistemlerinden birini keşfetmek isteyenler için eşsiz bir fırsat sunuyor.

Svalbard, Norveç

Svalbard, Norveç
Svalbard’daki günlerinizi, Barents Denizi boyunca Hurtigruten cruise turuyla birleştirerek Norveç’in etkileyici fiyortlarını keşfedin. (Kristian Dale)

Svalbard’da geçirilen günleri, Barents Denizi üzerinden yapılan bir Hurtigruten kruvaziyeriyle birleştirerek Norveç’in dramatik fiyortlarını keşfedebilirsiniz.

Antarktika hayali uzak geliyorsa, rotayı kuzeye çevirin. Oslo’dan direkt uçuşlarla ulaşılabilen Svalbard Takımadaları, Arktik manzaralarıyla şaşırtıcı derecede erişilebilir.

Yaz ayları en yoğun sezon; buzsuz fiyortlar sayesinde küçük gemiler buzulların önüne ve vahşi yaşam alanlarına ulaşabiliyor. Svalbard’da kutup ayıları insanlardan daha fazla, bu da bölgeyi vahşi yaşam gözlemi için eşsiz kılıyor. Mors kolonileri, ren geyikleri ve Arktik tilkileri de cabası. 2025’ten itibaren aşırı turizmi önlemek için koruma alanlarındaki iniş noktaları 43 bölgeyle sınırlandırıldı.

Bunun dışında buzullarda kano, rüzgârlı tepelerde yürüyüş ve Arktik Dairesi’nin ötesine insanları ilk kez taşıyan terk edilmiş kömür madenlerini ziyaret etmek mümkün.

St Helena

St. Helena’nın Postbox Walks rotaları, yürüyüşçüleri adanın uzak ve manzaralı köşelerinden geçiriyor. (Ed Thorpe)

St Helena’nın Postbox Walks rotaları, yürüyüşçüleri adanın en uzak ve manzaralı köşelerine götürüyor.

Napolyon’un sürgün adası olarak bilinse de St Helena, bundan çok daha fazlasını sunuyor. Hem sakin yerel yaşamı hem de dramatik doğasıyla beklentilerin ötesine geçen bir ada. Bir zamanlar dünyanın en izole noktalarından biri olan ada, artık Johannesburg’dan — yaz aylarında ise Cape Town’dan — direkt uçuşlarla ulaşılabilir durumda.

Macera severler için ideal olan St Helena’da Postbox Walks yürüyüş parkurlarında keşfe çıkabilir, adayı çevreleyen resiflerde ve batıklarda dalış yapabilirsiniz. Yaz aylarında kıyıya yaklaşan balina köpekbalıkları, şnorkelle yüzmeyi unutulmaz kılıyor.

Bunların arasında dünyanın yaşayan en yaşlı kara hayvanını görebilir, sömürge tarihini keşfedebilir ve adanın mikro plantasyonlarında yetiştirilen dünyanın en nadir kahvelerinden birini tadabilirsiniz.

Benzer Yazılar

Takip et:
Merhaba! Ben Metin Bedir, teknoloji, yapay zeka ve dijital trendler üzerine içerikler üreten bir yazarım. Dijital dünyanın hızla değişen dinamiklerini yakından takip ederek, sizlere bilgilendirici ve ilham verici içerikler sunmaya devam ediyorum. 🚀
Yorum yapılmamış